14 Ekim 2017 Cumartesi

Kafamın İçinde Olanlar -biraz da çizim-

  Selam!
 Pozitif Olmak Ya da Olamamak yazısından sonra kafamın içinde neler oldu şimdi bundan bahsedeceğim.

 Yazıyı yayınladıktan bir iki gün sonra tembellikten,hiçbir şey yapmak istemeyişimden kurtulmak için hedeflerimi düşünüp aşırı heyecanlanmaya başladım.Fark etmeden hırslanıyormuşum :') Bu heyecanlanma ilk başta mutlu ediyordu.Başarma isteği,başarabileceğine inanmak falan çok güzel şeyler ama sonrasında ya yapamazsam ,ya yine başarısız olanlar kategorisinde olursam korkusu hortladı.Düşük moral tam yükselmişken bu kontrolsüz hırsla iyice yerin dibine girdi.

 Arada blogu kontrol edip yorumları okudum.Yardımcı olmak için yazdıklarınız,burada olduğunuzu bana göstermeniz ve yalnız olmadığımı düşünmek çok mutlu etti,hatta mutluluktan ağladığım da oldu.Çok teşekkür ederim burada olduğunuz için.
Yorumlarda genel olarak ''eğer şuanki bakış açınla mutlu olamıyorsan mutlu olacağın şekilde bakış açını değiştir'' benzeri önerilerde bulunmuşsunuz.Hala bu konuda düşünüyorum,bakış açımı nasıl değiştirebilirim gibisinden.

 Bu mutsuz olduğum süre boyunca biraz araştırma yaptım.Bir bloga rastladım ve oradaki psikolojiyle ilgili yazıları okudum.Bir saatlik okumadan sonra rastladığım bir kavramdaki bahsedilen sorunu yaşadığımı düşündüm.Tam ben buyum sanırım demiştim ki bir internet arkadaşıma anlattıktan sonra -annesi sanırım psikiyatrist- o kavramın tamamen farklı bir şeyi anlattığını söyledi.Buradan yola çıkarak şunu düşünmeye başladım: acaba bunca zaman normal yaşamama rağmen ''sorunlarım'' olduğuna,''garip'' olduğuma mı inandım?


 Bu araştırmadan sonra insanların dışarıdan normal hayat yaşasa da aslında hayatın dışarıda göründüğü gibi olmadığını,kafanın içinde o kadar karmaşayla yaşama mücadelesi verdiğini de düşünmeye başladım.Herkesin hayatında maddesel olarak ,hastalık vs sorunlar olduğu gibi kafasının içinde de çok zorlu şeylerin olduğunu fark ettim işte.

 Kendimi tanıyormuşum gibi de gelmiyor artık.İyi düşünmeye çalışıyorum,bir sorunum yok iyiyim diyorum -demeye çalışıyorum-.

 Bu sebepsiz mutsuzluğun getirdiği en güzel sonuçsaaaa çizim yapmak için ilham kaynağı bulmuş olmam.Sanırım insanlar mutsuz olduğunda daha yoğun düşünüyor ve bu da fikir bulmayı sağlıyor.Sanat böyle şeylerden beslenir derler ya öyle oldu.

Resimlerimi görenler ''neden mutsuzsun ya da neden olumsuz şeyler düşünüp,çiziyorsun'' gibi şeyler söylese de aslında mutsuz olmak bir şeyler üretmemi sağladığı için bir yandan garip bir şekilde memnunum da.

 Ne düşündüğümü anlamaya çalışırken,neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar vermeye çalışırken hissettiğim baskı da mutlu olmamı engelliyor.İnsanlar kendi doğrularını size kabullendirmeye çalışıyor ya ,sizin için doğru gelmiyor ve kendinizi kötü hissediyorsunuz,karar veremediğiniz için bazen lanetlenmiş gibi hissettiğiniz de olabiliyor.Doğru ya da yanlış eskiden sandığım gibi çok belirgin gelmiyor artık.İki taraf da birbirine karışmak üzere olan farklı renkler gibi.
İlla bir renk seçmem gerekiyor mu,seçmesem ve renkler bir süre kalsa sakince düşünüp doğruya karar versem?..

    .......

  Bunlar son bir haftaya kadar yoğun olarak düşündüklerimdi.Bu haftaysa biraz ''garip'' davranıyormuşum bi arkadaşımın dediğine göre.Ben de farkındayım biraz farklı davranıyorum ama nedenini tam anlayabilmiş değilim.Bu sene hedeflerim var ve ciddi iş çıkarmak istiyorum.Sanırım planladıklarımı gerçekleştirmekte yavaş oluşum stres yaptırıyor ve dışarıya yansıtıyorum.

 Ha bir de okulda tanıdığım kişilerden uzaklaşma isteği var.Yalnız kalmayı istemeyen ve yalnızlıktan nefret eden ben ,şimdi yalnız kalmak istiyorum.

24 Eylül 2017 Pazar

Pozitif Olmak ya da Olamamak

  Önceki gibi yazma isteğim olmasa da şuan kendimi ifade etmek için uygun bir yöntem olacak sanırım.Biraz dertleşmek gibi olacak..

  Şuan bile gelen şu ağlama isteğim normal değil gibi geliyor ve bazen korkutuyor.Hazirandan beri saçma,alakasız şeylere ağlayasım geliyor ,hatta ağlıyorum.Nedeni yok.Cidden yok.Bildiğiniz ''fangirllükten'' de ağlıyorum ,çok basit bir şeye üzülüp de,kendime olmayan bir şeyi dert edinerek de..Bazen -genellikle demek daha doğru- gözlerim doluyor,boğazım düğümleniyor,o gözlerime dolan göz yaşları düşmek bilmiyor;her fırsatta rahatsız ediyorlar beni.

  İnsanlar tartışıyor ve üzülen ben oluyorum,gözlerim dışarıdayken dolacak,birileri bana bakacak diye korkuyorum.Bunca zaman duygusal değilken şimdi mi böyle oldum,peki neden?Aslında aklıma bir şeyler geliyor.Ama antidepresan ya da her neyse ,onu kullanırken bıraktığınızda böyle oluyor mu bilmiyorum,belki ondandır?

  Bazen bir şeyler hayal edip,gerçekleştirebileceğimi düşünüp heyecanlanıyorum,seviniyorum.Bazen de yapmamam gerekeni yapıp başkalarının hayatlarını gözlemliyorum.Sıkılıyorum.SIKILIYORUM..
Sıkılmaktan kendime her şeyi sorun edip üzülmekle oyalanıyorum.Sevindiğimde sevincim fazla sürmüyor,bit şekilde yerini üzüntü alıyor.Biliyorum bu normal,herkeste-büyük ihtimalle- oluyordur.

 Galiba en çok sıkıldığım ve moralimi bozan konulardan birisi de ''başkası'' ya da ''diğerleri'' konumunda olmak.''Herkes'' olmak istemiyorum.Varlığımı dünyaya tanıtmak istiyorum..
 Tanıdığım bazı kişiler çoktan benim hayal ettiğim yerdeler.Tamam küçük adımlarla oluyor bu haylleri gerçekleştirme işi ama heyecanla başladığımda devam edemiyorum,moralim bozuluyor,hevesim kırılıyor.Ne bileyim,daha önceki baraşarısızlıklarımı düşünüp sönüyorum.O hissettiğim sarı-pembe ışıklar mor-lacivert oluyor.

-Yazar bu dakikalarda annesi arkada şikayet ettiği için ağlamaya başlıyor-

  Başka bi' moralimi bozan konuysa ailem...Ailemi seviyorum,değer veriyorum.Ama..Moralimi en çok bozan da onlar oluyor..Bir şeyler yapmaya çalıştığımda ilk düşüncesini duymak istediğim ailem,düşüncesizce olumsuz şeyler söyleyince tüm enerjim yok oluyor.Etrafı,evreni tamamen beyaza boyayıp bi çukura saklanmak istiyorum.-bunlar ne alaka bilmiyorum,böyle hissediyorum-

Bir şeyler yapmak istiyorum.Varlığımı kanıtlamak istiyorum.Ne zaman enerjimi toplasam yok oluyor bir şekilde.Hep aynı konuşmalar,yapabilirsin,bu zamandan sonra yapabilirsin...Ne zaman yapabileceğime inanıp baştan başlamaya karar versem önceki denemelerimi hatırlıyorum.
-YILDIM-
Neye ihtiyacım var,ne yapmalıyım bilmiyorum,emin değilim...Bilmiyorum.
Böyle zamanlar geçirdiyseniz,ya da herhangi bir tavsiyeniz varsa lütfen yazın.-Tekrar pozitif düşünmek için neler yaparsınız?Kendinizi nasıl cesaretlendirirsiniz? bunları da merak ediyorum-

Okuduğunuz için teşekkür ederim..
Şuraya hissettiklerimin bir kısmının müziğe yansımış versiyonunu ekliyorum...

Gorillaz- On Melancholy Hill

14 Eylül 2017 Perşembe

Naruto -1.Cilt- Manga Yorumu

  Dün gece uzun zaman sonra manga okumak istedim ve kitaplığımda okunmayı bekleyen Naruto'ya yöneldim.  -Eğer animeyle ilgileniyorsanız kesinlikle Naruto'yu duymuşsunuzdur.-
Şansıma okumak üzere olduğum bölüm,daha önceden izlediğim ve ağlatan -çok sevdiğim- bir bölümdü.

  Animesini küçükken TV'de altyazılı görüp,konuşmaları da değişik geldiği için itici,izlemesi zor bulup izlememiştim.Sonradan animeye ilgi duymaya başladığımda Naruto'nun bilmem kaç yüz bölüm olduğunu öğrenince izlemeye cesaret edemedim,ki hala pek cesaret edemiyorum.
  Bundan iki yıl önce o zamanki yakın arkadaşım doğum günümde ilk mangamı,Naruto'yu almıştı.Böylece Naruto'ya başlamak için bir fırsat/bahane bulmuş oldum.Önümüzde kitap fuarı da olunca 2 ve 3. cildi de aldım,sonrasında da 4 ve 5.

  Uzun zamandır bu çok beğendiğim manganın yorumunu yapmak istiyordum vee dünkü okuduğum bölümden sonra,biraz da Moka'nın etkisiyle gaza gelip yazıyoruum,-vatana millete hayırlı olsun efenim,sonunda yorumla ilgili olan bölüme geçiyoruz.-
-1. ciltle  -ilk 7 bölüm-  ilgili yazacağım ,manganın tamamını okumadım yanlış olmasın-


Manga Adı: Naruto
Türü: Shounen,Dövüş sanatları,Aksiyon,Süper Güçler,Komedi
Bölüm Sayısı: 700 sanırım --her ciltte 7-10 bölüm var--
Konu: 
 ''  Naruto, içine hapsedilmiş kyubii (9 kuyruklu efsanevi tilki) yüzünden Konoha halkı tarafından yaratık olarak görülüp kenara itilmiş bir çocuktur. Naruto'nun bütün hedefi Ninja akademisini bitirip, Hokage olmaktır.
Akademi'nin ilk bölümünü bitirip genin olarak mezun olan Naruto, arkadaşları Sakura ve Sasuke ile chunin olabilmek için yeni eğitimlerine başlarlar.
Yaramaz ve bir o kadar heyecanlı bir kişiliğe sahip olan Naruto, içindeki kyuubinin gücünü yavaş yavaş öğrenecektir
.''

 Naruto'nun yaramazlıkları güldürürken bir yandan geçmişi duygulandırıyor.Düşündükçe kötü hissediyorum.
  *Belki Spoiler Belki Ayrıntı* Ailesiz büyüdüğü için hep ilgi açlığı çekmiş,komik ve aptalca davranışlarla bu ilgiyi bulmaya çalışmış Naruto.Diğerlerinin acımasızca onu dışlamaları da rahatsız etti beni.Kasabada herkes onu dışlarken Iruka sensei onun varlığını kabul eden tek kişi -çünkü aynı kaderi paylaşıyor- ve Naruto'nun Hokage -kasabanın en iyi ninjası- olmak istemesindeki en büyük ilham kaynağı belki de...

 -Bizim meslek sahibi olmak için okuldan mezun olmamız gerektiği gibi Hokage olmak için de akademiden mezun olmak gerekiyor-

 Genin olduktan sonra gruplar halinde görevler alınmaya başlanıyor.Naruto,Sasuke ve Sakura ,Hatake Kakashi'nin öğretmenliğini yaptığı 7. gruptadır.Bu gruplar belli olduktan sonra zaten olaylar başlıyor.
İlk olarak Kakashi-Sensei öğrencilerini görevlere hazırlamak amacıyla eğitime tabi tutuyor.Eğitim çok heyecanlıydı.Bir yandan diğer karakterleri az çok tanımaya başlıyoruz.

7. Gruptaki karakterler hakkında görüşlerim şu şekilde:

Sasuke:Naruto gibi ailesiz yaşayan,soğuk,güçlü herkesin aşık olduğu ancak bana oldukça itici gelen karakter.
Sakura:Sasuke'ye aşık,tek düşündüğü Sasuke.Naruto'dan nefret ediyor,nasıl işse Naruto'ya nasıl muamele ediyorsa Sasuke de Sakura'ya aynı şekilde muamele ediyor.Nefret ediyorum gibi görünmesin,her grupta olan kız karakter gibi..Zeki,çalışkan ve güçlü ama bu ciltte pek bundan bahsedilmemiş.
Naruto:Yaramaz,sinir bozucu ama eğlenceli.Çok azimli ama yine sinir bozucu diyeceğim :'D -Naruto favorimdir-
Kakashi-Sensei:Yüzünün yarısını kapatan maskesiyle ve soluk bakışlarıyla ne düşündüğü anlaşılamaz,güçlü olduğu belli, gizemli birisi.

 Kitabın başında güldürürken yavaşça ninja işleri ciddileşiyor.Ninjaların mücadele şeklini,hamlelerini keşfediyoruz.Bir yandan Naruto'nun gelişimini gözlemlemek de eğlenceli bence.

30 Ağustos 2017 Çarşamba

Cosplay Raporu #1

  Selam!!
  Yazmak isteyip ,konu bulamayıp -ya da elimdeki konuları yazmayı istemeyip- şu yayın sayfasını açıp kapatıyorum ne zamandır. Iıı bir de elimde tamamladığım iş olmayınca ne anlatayım bilemedim....Veee yarım ya da eksik de olsa bu ay içinde cosplayle ilgili neler yaptım bunları anlatmaya karar verdim.

  Okulların açılmasına az kaldığını fark ettiğimden beri kafamın içinde sürekli şu kostümünü tamamla, asayı tamamla düşünceleri geçiyor.

Kostümün tasarımı
  İlk önce -daha önceden bahsettiğim- tasarlamaya çalıştığım kostümün tasarımını tamamladım,tamamen çizdim.Üst temelini daha önceden dikmiştim.Kumaş alana kadar bazı ayrıntıları yapmaya çalıştım.

-fotoğrafta ütüsüz ,kusura bakmayın-
  Uğraştırıcı bir şeyler olması yapma isteğimi artırıyor.Bir de sonucu görmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.Sonucu merakım ve arkadaşlarımın tasarımımı beğenişi,destekleyişi de beni teşvik ediyor.Üşengeçliğimden dolayı da tamamen kostümü bitirmem uzun sürer gibi :') Hedefim okul açılmadan bitirmekti ama şuan bu gerçekleşir mi emin olamıyorum..
-Tamamlayabilirsem yapım aşamalarıyla iligli yazı gelebilir-

Sinoalice'den Pinocchio asası
  Aynı zamanda yine yarım bıraktığım asayı da malzeme aldıkça devam ettirmeye çalışıyorum.Tutkal dayanmıyor ,biri tutkal fırlatsın!
 Cosplay konusunda silahları yaparken çok eğleniyorum.İlk yaptığım iş olan kılıcı yaparken ailem biraz garip karşılasa da sonucu görünce beğenmeleri beni mutlu etti.Şuan yaptığım asa için annem hala garip geldiğini söylese de eğlendiğim bir hobi olduğu için devam etmem gerektiğini düşünüyorum.
-Yine aynı şekilde,tamamlayabilirsem ayrı bir yazıda yapım aşamalarını göstermek istiyorum-

  Bu ikisi zaten yazın başından beri uğraştığım şeyler.Bir de şu iki gün içinde olanlar var.-Yine daha önceden bahsettiğim evime yakında oturan - Cosplayer arkadaşım okul işlerini halletmek için eve gelmiş.Ne zamandır işleri bitsin,uygun bir gün olsun da buluşalım istiyordum.

  Geçen gün normale göre erken kalkmıştım,uykulu uykulu telefona bakıyordum.Mesajını gördüm,evine çağırıyor.Hemen kalkıp hazırlandım.Okulların kapanmasını beklerken acaba yazın buluşup beraber cosplay yapabilir miyiz diye hayal kuruyordum.Cosplaylerini seviyorum,samimi ve bir SENPAİ!! -instagramı için tık- .Gün boyunca biraz çekindim nedensizce ama güzeldi.Her ''yüzün cosplaye uygun,devam et '' dedikçe daha bi mutlu oldum.

Alois&Ciel
Kageyama&Hinata
  İlk gün Haikyuu animesinden Hinata ve Kageyama cosplayi -kostüm olmasa da- yaptık.İkinci gün biraz daha hazırlıklı gittim,önceki gün bazı malzemelerimi- ciel peruğum :')gömlek falan- götürmemiştim.
  Resim konusunda bir kaç tavsiye verdi,Çok çalışmalıyım!-animelerdeki başarabilirim diyen karakterin ses tonunda okuyunuz-.Sonrasında geçen sene grup halinde yaptıkları sahne şovunu izledik.En sooon Ciel ve Alois cosplayi yaptık.Oley!

  Bir cosplay lens sayfasının küçük bir yarışmasına katıldım.Lens kazandım işte :') Doktora gidince göz numaramı kontrol ettirip,lens için izin alabilirsem lenslere kavuşacağım inşallah..Sabırsızlıkla bekliyorum,hatta bekleyemiyorum...

  Cosplay gelişmeleri bu kadardı.Evet sayın seyirciler bugünkü cosplay bültenimiz bu kadardı.
Sağlıcakla kalın efenim.

7 Ağustos 2017 Pazartesi

Karakterlerimle Tanışın

  Hep çizimlerimi paylaşmayı düşünüp ertelediğim yazıyı sonunda yazmaya başlıyorum. :') Aslında hala çizimler yeterli gelmediğinden bugün de erteleyecektim amaaa nereye kadar ertelenir ki? Sonunda ertelemekten vazgeçip yazmaya başladığım için bence bi' alkış hak ettim.

Shin
  Karakterlerim Shin ve Eru'dan bahsedeceğim,genel bir tanıtım olacak.Çok uzatmadan anlatmaya başlayayım..

 Okulda, derslerin birinde rastgele karalarken yanlışlıkla ortaya çıkardığım karakter çok hoşuma gitmişti.Karakterin kişiliğini yüzüne bakarak az çok görüyordum.-zaten küçük bir yüzden ibaretti çizim :') - Bu rastgele oluşan karakter üzerinde durmaya karar verip bir arkadaşıma göstermiştim.O da özgün olduğunu söyleyince duramadım tabi karakter için evren hayal etmeye başladım..

Eru
  Bir yandan da karaktere isim bulmaya çalışıyordum.O zaman okuduğum bir mangadaki favori karakterimin ölümünün etkisiyle karakterimin adı da o karakterin adına benziyordu.Ölen karakterin adı Shirazu'ydu ve benimkinin ilk adı sanırım Shizeru'ydu.

 Koskoca dünyada tek başına yaşanılır mı?Yaşamasın dedim,tek başına sıkıcı olur :') O yüzdeeen bir karakter daha oluşturdum.Zaten onu oluşturduktan sonra isimler netleşti.Shizeru ,Shin olmuştu.Yeni olan da Eru.İkisinin birbirlerini tamamlamalarını istiyordum.Kişilik olarak da biraz zıtlar.

Shin'in küçüklüğünden
 Okulların kapanmasına yakındı.Arkadaşıma danışaraktan hikaye oluşturmaya başladım.Hedefim yaz tatili sonuna kadar küçük manga denmeleri yapmaktı bu hikayeyle..Ancak hikaye şuan tam değil :') 
Renk ve kişilikleri
Iııı en azından önemli yerler belirlendi işte ..Hala karakterlerin kimlikleri de çok net değil ama kişilikleri belli.Renkler de çok net değil.Saç renginde takılmıştım en son ama kişiliklere göre az çok renkleri belirledim.Deneyip alışmam gerek sadece.
  
 Normalde boydan çizmeye orantılar yüzünden korkardım,sadece kafa çizimleri yapardım.Hani danıştığım arkadaşım vardı ya onun sayesinde boydan-figür çizmeye de başladım.

 Tatilin başından beri gece uyanık olup sıkıldığımdan ve başka bir çizer arkadaşımın uyku temalı çizdiklerinden esinlenerek bir iki tane uyku temalı çizim yapmıştım.Onun da dediği ginbi uyku halindeyken insanlar doğal-rahat halinde olduğu için çizmesi eğlenceli oluyor .Ha yine başka bi arkadaşımın ''selfie'' fikriyle de bir iki çizim yapmıştım :') 

  Hani hedeflediim küçük manga hazırlama vardı ya pek başlayamadım ama ya böyle olsaydı diye düşünüp karaladığım bir iki sayfa da yok değil.Manga çizme girişimim daha önceden olmadığı için duruşlarda,yönlerde zorlanmıştım.O da zamanla,çalışarak olur artık..

2 Ağustos 2017 Çarşamba

Aylık Rapor Şeysi -Temmuz-

   Blog yavaştan büyüyor mu ne? Öncelikle takip edenlere çok teşekkür etmek istiyorum.Son yazımın -yazı için tık- beğenilmesine çok sevindim.Yazasım yoktu şu aralar, suçlu hissediyordum biraz.Temmuz ayının bitimi bahanesiyle yazayım dedim :')


 Peki bu yaz tatilinin en rahat ayı olarak gördüğüm ama aslında okullar açılacak düşüncesinden dolayı stres de yaptıran temmuz ayı nasıl geçti ?
Biraz düşüneyiiim.Hah buldum! Evde sıkılarak tabi ki .........

-Viyuuv viyuuu ayın başlarına gidiyoruz, Yucon'dan biraz daha sonraya -

 Yucon olduğu hafta İstanbul'da kardeşimle aneannemlerde yatılıdaydık .Etkinlikten sonra eve geldik.Evi özlemişim modundaydım ,taa ki annem işleri olduğunu ve kardeşimle bebek bakmamız gerektiğini söyleyene kadar.

 Bu ay ne gezdim , ne kitap okuyasım geldi ne de çizesim.-tamam birazcık çizdim yalan söylemeyeyim-.

 İnstagramda çizim hesabımı aktifleştirmeye karar vermiştim,bir iki çizim yaptım sonrası yok..Ha karakterlerim üzerinde çalışmaya çalıştım.Gece gelen ilhamla bir iki de karakterlerim için karalama yaptıydım.Onları da şuan yeterli görmediğimden paylaşamıyorum.
-şurada ipucu gibi bir resim bırakalım-

  Ha bir de çok ağladığım bir ay oldu ,gereksizce ağladığım..Şimdi saçma gelecek ama başkalarının komşusu bile bir yardımım olsun deyip resim malzemeleri alabiliyorken neden yurt dışındaki akrabalarım bana hiç yardımcı olmuyor diye mızmızlanmıştım..Sonrasında ailemden İstanbul'a gitmek için izin alamayınca da mızmızlandım :') Komşumuz neden bana çocuk gibi davranma diyince de gözümden bir kaç damla yaş gelmiş olabilir.Kırtasiyeye gidip çok istediğim boyaları alacakken kasada kredi kartı geçmiyor dendiğinde de üzülmüş olabilirim yani ........
Amaa şöyle bir şey var ki üzüldüğünüzde resim için iyi malzeme geçiyor elinize :'D

 Bir yandan karakterlerim için hazırladığım hikayede bir sahne de planlamış oldum,ağlamaklı sahneler falan :')

 Sonraa D&R indirimine rastladım.Normal karşıladım indirimi -?- İninal kart kullandığım için para yüklemem gerekiyordu.Koşa koşa postaneye gittik kardeşimle..Dakikalara bakıyoruz sürekli,postane kapanacak diye.Vardığımızda anladık ki bir saat sonra kapanıyormuş 15 dakika sonra değil.........Yüklediğimiz parayla Bayan Peregrine'in Tuha Çocukları serisinin ilk iki kitabını 50 küsür değil de 30 küsüre almış olmak sevindirdi ,-indirimler ne tatlış şeyler öyle-

Artan para Aliexpress'e gitti.Kedili stickerlar ve videolarda çok rastladığımız stres oyuncağı vardı onu sipariş ettik -geçen günlerde geldiler-.

Bahsettiğim karakter
 Cosplay için çok beğendiğim kimonoyu andıran bir kostüm vardı,onu kendim dikip dikiş deneyimi edineyim istiyordum.Annem yanlış renkte kumaş alınca kendimce bir şeyler tasarlamaya karar verdim.Şuan hala yapım aşamasında ama tasarımı az çok belli oldu.

Cosplay demişken,internette rastladığım nisan ayında çıkmış bir Japon oyununa rastladım.Oyun karakterleri çok hoşuma gitti ve çoktan bir karaktere bağlandım bile :') Karakter cosplay planlarıma eklendi.Elindeki asayı da yapmaya çoktan başladım,mazleme buldukça devam ediyorum..

Hani çok istediğim boyaları almak için gittiğimde kart kabul edilmiyordu ya ,sonrasında annemle gidip aldık.-MUTLU SON- :')

19 Temmuz 2017 Çarşamba

Doyumsuzluk

  Az önce Bol Kahveli'nin son yazısını okudum.Şükretmek hakkında çok güzel yazmış.-okumak için tık-  Şimdi yazacaklarım bununla ilgili olacak biraz,içimi dökmek istiyorum.


  Bu blogu kurma sebebim hep şablonlara ,blog yazmaya heveslenmemden kaynaklıydı.Başlarken burada ilerlerken yapacaklarımla hayatımı monotonluktan kurtarmayı hedefledim.Bir yandan blogda da yazarım bahanesiyle birden fazla alana yönelmeye kendimi teşvik etmeye çalıştım.

 İtiraf ediyorum,internette gördüğüm kişilerin imkanlarına ,bize gösterdikleri yüzlerine o kadar takmıştım ki benim neden öyle imkanlarım yok diye üzülüyordum.Kendi imkanlarımı ,sahip olduklarımı unutuyordum..Burada yazarken bile bazen o internette sadece iyi şeyleri anlatan ve imrendiren kişi gibi hissediyorum.

 Aynı şeyler tekrar ediyor.Birisi kötü düşüncelerden kurtulmak için sadece hayatının iyi kısmını paylaşır diğeri imrenir ve onun gibi olmak ister.O da kötü düşüncelerinden kurtulmak için aynısını yapar..Ama üzüntü peşimizi böyle yaparak bırakmaz.

 Bol Kahveli'nin de dediği gibi unutuyoruz şükretmeyi,bizi tatmin edeni.İnsan doymaz ki.Bunu herkes biliyor ama daha fazla büyütüyoruz bu isteği..

 Elimizde değerlendirilebilecek o kadar şey varken daha fazlasını isteyerek kendimizi üzüyoruz..Daha geçen gün yeni boya alamıyorum diye üzülüyordum :') ..Ondan önce hevesle almaya çalıştığım boya dolabın kenarında şuan kullanılmayı bekliyor.İstekler bitmez.Bir şekilde öğrenmeliyiz şu basit hamleyi.
 Son zamanlarda pek hayatı sorgulamayan bir insan haline geldim.Hayatı sorguladıkça öğreniyoruz her şeyin gereksiz olduğunu..
--Bir dakika depresifleştim.Şu havadan kurtulmam gerek.--

 Şey diyecektim; hani olur da daha fazlasına sahip olamıyorsunuz,internette gördükleriniz gibi bir hayatınız yok diye üzülüyorsanız üzülmeyin :') Şimdi bu cümlem pek etkilemeyecek biliyorum ama cidden anlamsız.
Herkesin hayatında kötü şeyler oluyor.Unutmak için iyi hissettikleri şeyleri yapıyorlar..E insanız sonuçta :') Başkalarıyla kendinizi kıyaslayıp üzülmeyin.

Biliyorsunuz ,bizim sahip olup da şükretmediklerimize sahip olmayan o kadar çok insan var ki..
..

Tasarım: Moka